|
Gebeliğin belirtileri nelerdir?
Gebeliğin en önemli belirtisi beklenen adetin gecikmesidir. Beklenen
adet tarihi bir hafta gecikene kadar bunu hemen gebeliğe bağlamak doğru
değildir
Gebeliğin diğer erken dönem belirtileri arasında daha önceden olmayan
bir yorgunluk hali, özellikle adetin iki hafta gecikmesinden sonra
ortaya çıkan sabah bulantıları, sık idrara çıkma, memelerde dolgunluk
sayılabilir.
Bu belirtilerin hiç birisi görülmezse (normal zamanında adet görülmesi
gebelikte çok nadir görülen bir durumdur), bedende gebeliğin
ilerlemesiyle paralel olarak ortaya çıkan fiziksel değişiklikler
görülmeye başlanacaktır.
Doktor kontrolleri ne zaman başlamalı ve ne sıklıkla olmalı?
En ideali gebe kaldığınızı öğrenir öğrenmez doktor kontrolüne
başlamanızdır. Bu ilk kontrol esnasında herhangi bir risk
belirlenmediğinde gebelerimizi 28. gebelik haftasına kadar dörder
haftalık aralıklarla, 28.haftadan 36. haftaya kadar ikişer haftalık
aralıklarla ve bu haftadan sonra doğuma kadar her hafta kontrole
çağırmaktayız. Ancak bir kontrolden diğer kontrole kadar geçen süre
içerisinde herhangi bir şikayet olması durumunda mutlaka doktorunuzla
bağlantı kurmanız önemlidir.
Gebelik boyunca ne gibi tetkikler yapılmalı?
Düşük riskli gebelere ilk gebelik muayenesinde ve mümkün olduğunca
gebeliğin erken dönemlerinde mutlaka bir ultrason yapılmalıdır. Bu
incelemenin en önemli amacı gebeliğin dış gebelik olmadığının
saptanmasıdır. Ayrıca bu inceleme çoğul gebelik varlığı gibi gebelik
boyunca yapılan takiplerin yönünü değiştirebilecek durumları da ortaya
çıkarır. Bu ilk antenatal muayenede tansiyon ölçümü yapılmalı, kan
grupları belirlenmeli, tam kan ve tam idrar analizi, idrar kültürü
yapılmalıdır. İlk 13 haftalık dönemde toksoplazma ve rubella
antikorlarının belirlenmesi de önemlidir. Gebeliğin 16. 18. haftaları
arasında üçlü test denen incelemeyle bebeğin down sendromu ve nöral tüp
defekt riski ortaya çıkarılmalıdır. 16. 24. gebelik haftaları arasında
yapılan ayrıntılı ultrason ile bebeğin bedensel sağlığı gözden
geçirilmelidir. 24. 28. gebelik haftaları arasında risk altında olanlara
100 gram glikoz ile şeker yükleme testi (OGTT) yapılmalı, risk altında
olmayanlara ise 50 gram glikoz ile açlık ve tokluk kan şekeri taraması (PPG)
yapılmalıdır. 28-32. haftalar arasında tam kan, tam idrar ve idrar
kültürü testleri tekrarlanmalı ve gerekirse tedavi edilmelidir. 36. 38.
gebelik haftaları arasında duruma göre kan ve idrar analizleri
tekrarlanmalı ve bu dönemde hepatit B antijen ve antikoru
belirlenmelidir. Her antenatal vizitte tansiyon ölçümü, kilo ölçümü,
karın büyüklüğü ölçümü yapılmalı ve bebeğin karın içindeki pozisyonu
değerlendirilmeli ve kalp sesleri dinlenmelidir. 38. gebelik haftasından
sonra doğuma kadar haftalık NST testi yapılmalı ve 40. gebelik
haftasından sonra buna ultrasonda bebeğin amniyos sıvı miktarının
değerlendirilmesi eklenmelidir.
Bu anlatılan incelemeler yalnızca anne sağlığı ve bebek sağlığı
açısından düşük risk altında olan gebeler için geçerlidir. Anne veya
bebek sağlığının daha yakından gözlenmesi gereken durumlarda
yukarıdakilere ek olarak bazı incelemeler yapılmaktadır.
Düşük tehlikesinin en fazla olduğu zaman ne zamandır?
Düşük tehlikesi gebeliğin ilk üçte birlik dönemi olan ilk 13 haftada en
sıktır. Düşüğün en sık nedeninin gebelik ürününün "hatalı üretimi"
olması nedeniyle bu dönemde organ gelişimi aksamakta ve gebelik kendi
kendini sonlandırmaktadır.
Doktorumu seçerken nelere dikkat etmeliyim?
Doktor seçiminiz önemlidir. Gebeliğinizi takip eden ve doğumunuzu
yaptırdıktan sonra da size tıbbi destek verecek doktorunuzla ilk
karşılaştığınızda ona çekinmeden sağlığınızla ilgili her türlü soruyu
sorabilmeli ve net cevaplar alabilmelisiniz. Aranızda ilk karşılaşmada
oluşan psikolojik bağ gebeliğin ve doğumun seyri açısından çok
önemlidir. Doktorunuza gittiğinizde korku değil heyecan ve merak
duymalısınız, ona güven duyabilmelisiniz. Doktorunuz sizin
endişelerinizi giderebilmelidir. Gebelikle ilgili genel sorulara
telefonla aradığınız zaman da cevap verebilmeli ve acil durumlarda 24
saat boyunca ulaşılabilecek durumda olmalıdır. Doktorunuz acil bir
durumda hastaneye uygun zamanda ulaşabilecek mesafede çalışan ve oturan
bir doktor olmalıdır. İlk karşılaşmada bu konuları doktorunuzla
tartışmalısınız. Sizin bu beklentilerinizi karşılayan bir doktorunuz
olduğunda sizin de ona karşı bazı sorumluluklarınız olacaktır:
Doktorunuzun uyarılarını dikkatle dinlemeli, takiplerinize düzenli
olarak gitmeli, yazdığı ilaçları düzenli olarak kullanmalı ve ona karşı
her zaman dürüst olabilmelisiniz. Doktorunuzun 24 saat hizmette olduğunu
bilmeli, ancak acil olmayan sorularınız için mümkünse gündüz saatlerini
bekleyebilmelisiniz. Başka bir nedenle başka bir doktora gittiğinizde bu
durumu doktorunuza haber vermeli ve yazılan ilaçları ona
bildirmelisiniz. Gebelik ve doğum esas olarak bir stres durumu değil,
heyecanlı bir deneyimdir. Bu deneyimin hazzını duyabilmek için
doktorunuzla aranızdaki yakın diyalog önemlidir.
Korunma yöntemi kullanılsa bile gebe kalınabilir mi?
Başarısızlık oranlarına göre sıralandıklarında en etkin korunma
yöntemleri doğum kontrol hapları, tüplerin ameliyatla bağlanması, erkeğe
uygulanan vazektomi operasyonu, aylık iğneler, Norplant çubukları ve
spiraldir. Bu yöntemlerden herhangi birini kullanan bayanlarda gebe
kalma riski spiral hariç önemsenmeyecek kadar azdır. İkinci grupta yer
alan ve etkinliği bariz şekilde daha düşük olan yöntemler ise yine
başarısızlık oranlarına göre sıralandıklarında prezervatif, kadına
uygulanan diyafram, sperm öldürücü kremler veya köpükler, takvim
yöntemi, geri çekme yöntemi gibi yöntemlerdir.
Gebe olduğumu bilmeden akciğer filmi çektirdim. Ne yapmalıyım?
Gebe olduğunun farkına varmadan radyolojik incelemelere tabi tutulan o
kadar çok sayıda kadın vardır ki, bunların hepsine tıbbi tahliye önermek
bebeğin yaşama hakkına saldırı olurdu. Bir akciğer filminin ve hatta
birden fazlasının çekilmesi esnasında bebeğe ulaşan doz bebeğin
gelişiminin hiç bir döneminde olumsuz etkiler yaratmak için yeterli
değildir. Bu yüzden gebeliğinizi devam ettirin. Ancak aklınızda tutmanız
gereken nokta hiçbir ilaca, radyasyona ya da başka bir etkene maruz
kalmayan anne adaylarının bile %2-3'ünde bebeklerin çeşitli anomalilerle
doğmalarıdır. Bebekte anomali oluştuğunda bunu çekilen tek bir akciğer
grafisine bağlamak doğru değildir.
Tıbbi tahliye nedir?
Tıbbi tahliye, yani "kürtaj" gebeliğin çeşitli nedenlerle
sonlandırılması anlamını taşır. Ülkemizde yasal olarak anne adayı
isteğiyle 10. gebelik haftasına kadar gebelik uzman doktor tarafından
sonlandırılabilir. 10. gebelik haftasından sonra ise ancak tıbben
gerekli olan durumlarda gebelik sonlandırılır ve yasal olması için uzman
doktorlar ekibinin onayı gerekir.
Gebeliği sonlandırmak için "iğne" olduğunu duydum. Nerede bulabilirim?
Bu uygulama maalesef ülkemizde çok yaygındır. Genelde eğitimsiz
kişilerce önerilen ve uygulanan bu yöntemde kadın gebelik testi
yaptırmadan "iğne" yaptırmakta ve bu iğnenin içinde varolan hormonlar
aslında hormonal bir dengesizliğe bağlı olarak geciken adetin oluşmasını
sağlamaktadır. Aslında söz konusu olan bir gebelik değildir veya gebelik
varsa bile tesadüfen iğne sonrası düşükle sonuçlanmaktadır. Kürtaja
alternatif gebeliği sonlandırma yöntemleri bilimsel olarak henüz deneme
aşamasındadır ve en gelişmiş ülkelerin çoğunda bile kitlesel kullanıma
sunulmamıştır.
Dış gebelik nedir?
Fallop tüpünde başlayan döllenme sonrasında gebelik ürünü tüp içinde
ilerler ve rahim içinde en uygun yere yerleşir. Bunun sonucunda normal
rahim içi gebelik süreci başlar. Herhangi bir nedenle döllenme sonrası
gebelik ürününün rahim içine ulaşamadan başka bir yerde gelişimini devam
ettirmeye başlaması sonucu dış gebelik adı verilen durum oluşur. En sık
fallop tüpünün içinde rastlanmasına karşın dış gebelik karın boşluğunda,
yumurtalıklarda, rahim ağzının içinde oluşabilir. Gebelik ürünü bu
anormal bölgede yavaş da olsa gelişimini sürdürürken, etrafındaki
dokuların bu büyüyen yapıya yer açma yetenekleri olmaması nedeniyle
gebelik ürünü bu dokuları zorlar ve bir süre sonra doku yırtılarak iç
kanamaya neden olur.
Spiralim olmasına rağmen gebe kaldım. Ne yapmalıyım?
Spiral olmasına rağmen gebe kalmak doktor kontrolüne gidilmesini
gerektiren ciddi bir durumdur. Çünkü spiralin kendisi ve ipi rahim
içindeki gebelik ürünü için önemli bir enfeksiyon kaynağı teşkil eder.
Eğer gebeliği istemiyorsanız ve yasal tahliye sınırlarını aşmamışsanız
bebeği aldırın. Gebeliğin devamını istiyorsanız doktorunuz size
enfeksiyon riskinden kurtulmak için spiralin çekilmesini önerebilir.
Spiral çekildiğinde gebeliğin düşükle sonuçlanma olasılığı olsa bile bu
durum iltihaplanma tehlikesine tercih edilmelidir.
Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kaldım. Ne yapmalıyım?
Doğum kontrol hapları yanlış kullanılmadıkları sürece gebeliğe karşı
oldukça yüksek bir koruyuculuğa sahiptir. Buna rağmen gebe kalmışsanız
mutlaka doktora başvurun. Gebeliği istemiyorsanız ve gebeliğiniz yasal
tahliye sınırları içindeyse bebeği aldırın. Gebeliğin devam etmesine
karar verdiyseniz düzenli olarak doktor kontrolüne gitmeyi ihmal
etmeyin. Doğum kontrol haplarının doğacak kız çocukta aşırı tüylenme
dışında bir anomaliye yol açtıkları saptanmamış olmakla beraber bu
konudaki bilimsel veriler kesin bir yorum yapabilmek için yeterli
değildir.
Gebe olduğumu bilmeden ilaç kullandım. Ne yapmalıyım?
Bu çok sık rastlanan bir durumdur ve en sık kullanılan ilaçların çoğu
bebek üzerinde olumsuz etki göstermez. İlaçların kutularını, reçetenizi,
kullandığınız tarihleri not ettiğiniz defterinizi alarak doktora
başvurun. Doktorunuz ilk önce gebelik haftasını belirleyecek ve
kullanılan ilaçları gözden geçirerek size gebeliğin devamı ve riskler
konusunda bilgi verecektir.
Gebe olduğumu bugün öğrendim. Sürekli kullanmam gereken ilaçlarım var.
Ne yapmalıyım?
Sürekli olarak kullanmanız gereken ilaçlarınız olduğuna göre kronik bir
hastalığınız var demektir. Bu durumda hemen doktorunuza başvurun.
Doktorunuz gebelik haftasını belirledikten sonra sizi kronik
hastalığınızla ilgili branş doktoruna yönlendirecektir. Bunun sonucunda
bebeğiniz üzerine hiç risk taşımayan veya en az risk taşıyan ilaçlar
belirlenecektir. Gebelikte vücut fizyolojisi de değişikliğe uğradığından
ilaçların değiştirilmesi ve doz ayarlanması gerekebilir.
Gebelikte jinekolojik muayene zararlımıdır?
Hiçbir yakınma olmasa bile gebeliğin ilk aylarında yapılan antenatal
vizitte genel bir jinekolojik muayene yapılmasında fayda vardır. Bu
muayene esnasında papsmear alınması, varolan enfeksiyonların ortaya
çıkarılması, genital bölgede doğumu riskli hale sokabilecek urların
saptanması ve patolojik durumların uygun şekilde yapılması gebeliğin
riskini azaltacaktır. Jinekolojik muayene düşük riskini artırmaz.
Gebelikte sigara içmek zararlımıdır?
Gebelikte içilen tek sigara bile zararlıdır ve günlük içilen sigara
sayısı arttıkça sigaraya bağlı normal dışı durumların ortaya çıkma riski
artar. Bu yüzden gebe kalmayı planladığınız andan itibaren ya da en geç
gebe kaldığınızı öğrendiğiniz andan itibaren sigarayı bırakın.
Gebelikte alkol almak zararlımıdır?
Gebelikte alınması güvenli en az günlük miktar belirlenemediğinden
gebeliğin planlandığı andan itibaren alkol alımına son verilmelidir.
Alkol ciddi bir embriyo toksinidir.
Gebelikte beslenmede nelere dikkat etmeliyim?
Gebelik fizyolojik bir olaydır ve öncesinden hiçbir hastalığı olmayan,
gebelikte bir problem yaşamayan anne adaylarına özel bir beslenme rejimi
uygulamak doğru değildir. Özellikle dikkat edilmesi gereken, günlük
besinler içinde sebze ve meyvelerin ve kalsiyum içerikli gıdaların (süt,
peynir, ayran) mutlaka yer verilmesi, günlük öğün sayısının üçten 5 ya
da altıya çıkarılarak midenin aşırı dolmasının engellenmesi ve vücuda
kalori yükünden başka hiçbir faydası olmayan aşırı karbonhidratlı
yiyeceklerin (makarna, ekmek, baklava ve diğer unlu tatlılar) fazlaca
yenmesinden kaçınılmasıdır.
Gebelik boyunca vitamin kullanmalı mıyım?
Sağlıklı giden bir gebelik boyunca düzenli olarak vitamin kullanılması
gerektiği görüşüne katılmıyorum. Zira şu an için kimyasal yapısı ve
vücuttaki işlevleri bilinen vitamin sayısı, vücuttaki "binlerce" işlevi
yerine getiren vitamin sayısından çok daha azdır. Yani siz ek vitaminler
alarak normal beslenmenizi ihmal ettiğinizde muhtemelen tüm vitaminleri
de alamıyorsunuz demektir. Tek karşılanamayacak olan demirdir.
Bebeğin sakat doğup doğmayacağı önceden anlaşılabilir mi?
Doğacak olan bebekteki sakatlık dışardan bakınca anlaşılacak şekilde
olabilir, iç organların yapısını bozacak bir sakatlık olabilir. Bu tür
bozukluklar yapısal bozukluklardır ve gebelik esnasında yapılan
ultrasonlarda bunların çok büyük kısmı ortaya çıkarılır. Bazı sakatlık
türleri ise bebeğin kromozomlarıyla ilgili olabilir ve bu durumlar ancak
amniyosentez gibi bazı yöntemlerle bebeğin hücreleri incelendiğinde
ortaya çıkarılır. Bir üçüncü grup bozukluk ise bebeğin yapısını bozmadan
organların işlevini bozacak şekilde olabilir ki, bu durumların bebek
doğmadan hatta belli bir yaşam süresine ulaşmadan anlaşılamayabilir.
Bebeğin cinsiyeti ne zaman belli olacak?
Bebeğin cinsiyeti iyi çözünürlüğü olan bir ultrason aleti ile 16.
gebelik haftasından itibaren saptanabilir ve özellikle 24. gebelik
haftası sonrasında belirlenen cinsiyetin hatalı olma olasılığı çok
düşüktür.
Gebelikte yapılan ultrasonun bebeğe bir zararı var mı?
"Ultrasound" kelime olarak ses ötesi anlamına gelmektedir. Bu alet
tümüyle insan kulağının duyamayacağı ses dalgalarıyla çalışmaktadır.
Bugüne kadar bu ses dalgalarının canlı dokuya zarar verdiği yönünde bir
bulguya rastlanmadığından gebelik esnasında yapılan ultrasonun anne
adayına ve bebeğe bir zarar vermediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Gebelikte saçların boyatılması zararlımıdır?
Gebelikte saç boyatılması için organ gelişiminin bittiği üç ay sonrasını
beklemekte fayda vardır. Zira boya esnasında ve özellikle de "dip boya"
olarak tabir edilen işlem esnasında kullanılan kimyasal maddeler saçlı
deriden kana ve buradan da bebeğe ulaşabilmektedir. Saç boyatılmasının
bebek üzerindeki etkileri konusunda şu anda fazla bir çalışma
olmadığından bu önlemleri almak şu an için en mantıklı yol gibi
gözükmektedir. Perma ise gebeliğin hiçbir döneminde uygulanmamalıdır.
Gebelikte diş tedavisi yapılabilir mi?
Gebelikte diş hekimine rutin kontrollere gitmeye devam ediniz.
Kontrollerden birinde eğer diş hekiminin bir müdahale yapması gerekirse
bu müdahalenin ilk üç aylık dönem geçtikten sonra yapılması tercih
edilir. Ancak abse tedavisi gibi bir durum söz konusuysa bu acil bir
durumdur ve mutlaka tedavi edilmelidir.
Gebelikte cinsel ilişki zararlımıdır?
Gebelikte bir problem olmadığı ve özel bazı durumlar söz konusu olmadığı
sürece gebeliğin hiçbir döneminde cinsel ilişki sakıncalı değildir.
Gebelik esnasında ilaç kullanılabilir mi?
Gebelik süresince gelişen bulantı-kusma, üst solunum yolu enfeksiyonu,
idrar yolları enfeksiyonu, mide şikayetleri gibi bazı tıbbi durumlarda
bebek üzerine olumsuz etkisi olmadığı saptanmış birçok ilaç güvenle
kullanılabilmektedir. Ancak gebelikte ilaç kullanımında ilk uyulması
gereken kural tıbben zorunlu olmadıkça hiçbir ilacın kullanılmamasıdır.
Özellikle ilk üç aylık dönem bebeğin organlarının geliştiği dönem
olduğundan ve son dört haftalık dönem de bebeğin doğmasına yakın dönem
olduğundan bunlar ilaç kullanımında özen gösterilmesi gereken
dönemlerdir.
Gebelikte ne kadar kilo almalıyım?
Tüm gebelik boyunca anne adayları ortalama 12.5 kilogram alırlar. Ancak
tek başına kilo alımı gebeliğin ve bebeğin sağlığını gösterme açısından
yetersiz bir kriterdir. Zira tüm gebelik boyunca kilo kaybeden veya tüm
gebelik boyunca 27 kilogram almasına rağmen sağlıklı bebek doğuran çok
sayıda kadın vardır. Tansiyon değerleri, bebeğin gelişimi, antenatal
incelemelerde yapılan kan ve idrar incelemeleri daha önemlidir. Dahası
gebelik boyunca kilo takibi yapmayı gereksiz gören çok sayıda doktor
vardır.
Kan uyuşmazlığı ne demektir, tehlikesi nedir?
Kan uyuşmazlığı, anne ve babanın kan gruplarından yola çıkarak oluşacak
olan bebek kan grubunun anne kanıyla uyumsuzluk göstermesi olasılığına
verilen addır. Eğer bebeğin kan grubu elemanları anne kanı tarafından
yabancı nesne olarak işlem görürse annenin kanındaki savunma
mekanizmaları bebeğin kan grubu elemanlarına saldırıda bulunur. Bunun
sonucunda bebeğin kanındaki hücreler parçalanmaya başlar ve çeşitli
problemler ortaya çıkabilir. Kan uyuşmazlığı çok çeşitli olabilmesine
karşın en sık rastlanılan babanın Rh faktörünün pozitif olması ve
annenin Rh faktörünün negatif olmasıdır. Bu durumda çiftler arasında bir
uyuşmazlık vardır. Kan uyuşmazlığı olması mutlaka bebeğin hastalanacağı
anlamına gelmez. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmeyeceği
öncelikle bebeğin kan grubunu daha sonra da annenin bebeğin bu "yabancı"
olarak algıladığı kan hücrelerine saldırıp saldırmamasına bağlıdır. İlk
gebeliklerde kan uyuşmazlığı nadiren problem yaratır. Sonraki
gebeliklerde de gerekli önlemler alındığında kan uyuşmazlığının problem
yaratması beklenmez |